REKABET

Öğretmen sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye : “Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?” diye sordu. Öğrenci, bir süre düşündükten sonra, “Çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum.” dedi. “En iyi ben olmalıyım.” Öğretmen, masasından kalktı, eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti, kıskanç öğrenciye bakarak, “Bu çizgiyi nasıl kısaltırsın?”…

Share

TERCİHLER

İclal Aydın ‘dan… Annemin kardeşimi daha çok sevdiğini düşünürdüm. Çocukluk işte ama öyle düşünürdüm. İtiraf edeyim… Küçük küskünlükler sırasında kocamın benden önceki sevgililerini benden daha çok sevdiğini düşündüğüm de oldu. Nedense insan hep en son ve en çok sevilen olmak istiyor. Sahip olduğu sevgiden daha çoğunu istiyor hep. Yersiz bir istek ama.. Oluyor işte… Sevdikleri…

Share

BİLİM İNSANI

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakında ki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair…

Share

33 YAKA

ADAM, bir doktora gidip son zamanlarda gözlerinin dışarıya fırladığını ve kulaklarının uğuldadığını söyleyerek yardım istedi. Doktor, adamı muayene ettikten sonra ciddi bir eda ile başını sallayıp: “Bademciklerinizin alınması gerekiyor!” dedi. Adam bademciklerini aldırdı; fakat bunun bir faydası olmayınca, başka bir doktora gitti. Bu doktor ise adama bütün dişlerini çektirmesini söyledi. Adamcağız dişlerini toptan çektirdi. Ama…

Share

BİLMEK – ANLAMAK

Amerika’da Greater Idaho Falls bilim fuarında bir lise öğrencisi yöre insanlarını hazırladığı projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı ”dihydrogen monokside” adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu. Maddenin zararlarını duvara astığı afişle sıralıyordu: 1- Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir, 2- Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur, 3- Gaz…

Share

Otomatikleştik

“Bonn’a vardığımda hava kararmıştı. Bir yere varışımdan sonra yaptığım hareketler beş yıldır hep aynıydı, otomatikleşmiştim artık. Peron merdivenlerini inip çıkmak, bavulu yere koymak, palto cebinden bilet çıkarmak, bavulu yerden almak, bileti vermek, akşam gazeteleri için bayiye uğramak, istasyondan dışarı çıkıp bir taksiye el etmek. Hemen hemen beş yıldır her sabah bir yere doğru yola çıktım…

Share

Zamanların en iyisiydi belki..

“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana – sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki,…

Share

Ömrün Değeri

Kısa veya uzun, ne kadar ve nasıl yaşamış olursak olalım biz insanlar bizi biricikliğe götüren iki yoldan birinde yürürüz; ama iki yoldan birden yürüyemeyiz. Ya şimdiye kadar geçirdiğimiz yıllara hakkını vermiş, yahut yıllarımızı heba etmişizdir. Ömrümüzün her aşaması bilgisizliğimizi geride bırakmamıza vesile olduğu nispette değer taşır. |İsmet ÖZEL

Share

Soğuk Aş

Mahallenin tek bakkalını hatırlıyorum. iki kavanoz şeker, birer kutu bisküvi ve gofret, bir de gazoz. kuruyemiş olarak da sadece kırık leblebi. paranız varsa, bir değil, beş gofret alıyordunuz, hepsi o kadar. şimdi, leblebinin bile onlarca çeşidi üretiliyor. çeşit arttıkça, yoksulluğu daha ‘iyi’ görmeye başladık. zengin çeşit, fakir insan. sıcak para, soğuk aş.” |İbrahim Tenekeci  

Share

Kalemin Gücü

  Karanlıkları devirmek ve aydınlık bir çağın kapılarını açmak için en mükemmel silâh: kalem. Sözle, yazıyla kazanılmayacak savaş yok… Kalem sahiplerine düşen ilk vazife: telaş etmemek, öfkelenmemek, kin kışkırtıcısı olmamak. Halkı okumaya, düşünmeye, sevmeye alıştırmak. Bir kılıcın kazandığı zaferi, başka bir kılıç yok edebilir. Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani ebediyete. |Cemil Meriç

Share